Unutuş

İnsan bu kopar bir şeylerden hep Aşktan, anılardan ya da bir kentten Yalnız geçen gemilerin izleri kalır Durgun sularında titreşen Sonra acı bir rüzgar öper Aşka susayan dudakları Ezer hoyratça kışlar Sessiz dökülen yaprakları Açar aşkın büyüklüğünce Gönül bahçelerinde keder Mutluluğun örtük penceresinde Boynu bükük mevsimler Kopar tespih taneleri gibi İçimizden hatıralar Sönmüş mangalında geçmişin…

Küçük İstasyonlar

Nedense küçük istasyonların hali insana hep hüzün verir Tek başına unutulmuş gibi Ağaç toprak ve demir Cam arkasında solgun yüzlü bir kadın Mahzun gözlerle bakar çekilir Küçük istasyonlar bana hep Buruk yalnızlıkları tattırır Gurbeti acı acı çalar kampana Kavruk ağaç kara vagon gökte yıldız yalnızdır Hüznüyle kaderiyle başbaşa yorgun Yanında yöresinde renkler sapsarı Terkedilmiş hâtıralar…