Boşuna

Hep aynı çamurdan yoğrulan bizdik Bizdik başka gören birbirimizi Başka sanıp aldandık içimizi Boşuna aradık boşuna sorduk Suçluyu suçsuzu bir yerde bulduk Oku çeken bizdik vurulan bizdik Bir gönülde yitirdik sevgimizi Başka sandık dönüp bulduk o izi Boşuna aradık boşuna sorduk Avcı bizdik av bizdik koşup yorulduk Kendi suyumuzda boğulan bizdik Bizdik aynalar boyu dizi…

Dönüşü Olmayan Yol1

Ayla Oral Dönüşü olmayan bir yolda idik Ayak izlerimiz kaldı geride Ayak izlerimiz milyonlarca Ayak izlerimiz aynı biçimde Arayıp bulamayan çocuklarca üzgündük Hayallerimiz kaldı geride Hayallerimiz ayak altında Hayallerimiz korku içinde Bir türlü dolamayan testi gibiydik Arzularımız kaldı geride Arzularımız şeytan katında Arzularımız gönül dilinde Dönüşü olmayan bir yolda idik Günahlarımız kaldı geride Günahlarımız milyonlarca…

Yollarda

Gönlümde daima yeni bir yol hazırlığı, Her lâhza başka beldelerin iştiyâkı var; Yıldızların, ayın bile hasretle baktığı Çöller, denizler engin ufuklar ve yaylalar… Bir sevginin hayalini takip eder gibi, Çok kerre bir melâl ile baktım ufuklara; Bazan coşup da, bağrı yanık derbeder gibi Çılgınca bir karar ile aktım ufuklara.

Bende Kalan Mektuplar 4

Bu gece yılbaşı, Başkente kar yağıyor, nokta noktam, Başkente kar. Ve tütüyor gözlerimde, Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar.. Başkente kar yağıyor, Başkente kar… Bu gece yılbaşı, Bilirsin ki nokta noktam, Yılbaşlarında hesaplanır Çoğu zaman, İnsanların yaşı! Bu gece yılbaşı.

Eskişehir

Bu şehrin her ferdi aşina bana, Şu çocuk yavrumdur, şu kadın ana Ve şu kız kardeşim ezelden beri. İçimde onların öz sevgileri Bu ruhla çıkarım her sabah evden. Kaplarken ufkumu güller alevden, Yürürüm: Çeşmeler, bahçeler, dallar, Yürürüm üstümde çelik kartallar Bir atlas boşlukta uğuldar durur. Hür kalbim onlarla birlikte vurur.

Güneyde Bahar

Bir başka bahardır güneyde bahar, Tatmadım bu şiiri asla bir elde. Akdeniz ufkundan esen bu yelde, Saf, sedef köpüklü çocukluğum var, Bir başka bahardır güneyde bahar… Şu billur sabaha serpilen ötüş, Şu güneş yağmuru som altın saçlar, Şu çiçek duvaklı gelin ağaçlar, Gülerek der ki: “Kollanma düş!” Şu billur sabaha serpilen ötüş…

Batan Güneş

Yine bir can çekişen mecruhu Andırırken bu gurup enginde. İşte binlerce şehidin ruhu Çöküyor dağlara kan renginde. Son kızıllık vuruyor kubbelere, Gölgeler kapladı viran sarayı. Düşüyor belde kederden kedere Yaslı gördükçe güzel Marmara’yı.