Temmuz Merdiveni

Güvercin Uçurmak

Temmuz merdivenlerinde bir yağmur,
İki sarhoş buluttan kopup gelen.
Aklığını senin rüzgârından alır
Bu eskimiş tekne, bu yelken.

Temmuz merdivenlerinde bîr keman,
Kurşuna tutmuş açık penceremi;
Ses ormanlarından geçiyoruz dörtnal,
Ayaklarım yok, ellerim acemi.

Açlığına kesiliyorum, gönüllü,
Söğüt yaprağı pembe bıçakların.
Kanımızı besleyen bir güzel acı
Ki alyuvarlardan daha yakın.

Göz kapakların düşüyor, besbelli
Fildişi kıyılardır uyanan.
Kuştüyü özgürlüğünde duvarların,
Rüzgâr üstümüzde incecik bir yorgan.

Ürkek kuşlarımızın kanadında
Dalga dalga yırtılan ses bayrakları,
Bu ülkede bir tek suç, tek yasak var,
İncir ağaçlarının yaprakları.

Güvercin sıcaklığınca duraklardan
İlk elmaya uzanırcasına, ilk…
Ağzımızda uzun bir asma kilit,
Yarı yolda anahtarını yitirdik.

Temmuz mevrdivenlerinde bir güneş,
Kaçmalar, karşı koymalar bir tutam mor,
Dizginlerini bıraktık atların,
Ellerin gerçeği söylüyor.

Yorulunca bizim yıldızlarımız
Ötekiler çıkıp gelir sereserpe.
Temmuz merdivenlerinde yağmur, keman, güneş,
Üst tarafını güzelim, sen söyle.

Mustafa Necati Karaer
(Güvercin Uçurmak, s. 37-38
Hisar Yayınları İstanbul 1977
)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s