Çanakkale Destan Destan

      Belgelik, Çanakkale Destan Destan      “Çanakkale Destan Destan”, “Ömürlerinin on beşinci baharında Çanakkale’de toprağa düşüp, Türkiye’yi vatan yapanlara…” adanmış bir kitap. Kitabın yazarı Oyhan Hasan BILDIRKİ, kitabın basılmasını sağlayan seçkin insanı da unutmuyor ve 3. sayfaya şu notu düşüyor: “Aydın olma bilincini yüreğinde taşıyan, “aydınlatma” amacıyla yola düşen, aydınlattıkça aydınlaşmanın örneklerini veren Aydınlı ender seçkinimiz, Çanakkale sevdalısı M. Kemal YILMAZ'a teşekkürlerimle.”      
      Bu ayrıntı, önemli. “Değer bilenin, değerlendirilmesi.” Birçok kişi ya da kurumlarca dikkate alınması gereken bir tutum. Sözün özü, bir kitabın hikâyesi. Ekler[1] bölümünde, bu durum ele alınıp işlenmiş.     
      “Çanakkale Destan Destan”[2], bir nehir roman. Kitap kendi aralarında özel adlar almış 12 bölümden meydana geliyor. Her bölüm kendi arasında bağımsız bir hikâye olarak da düşünülebilir. İlk hikâye Osman oğullarının Birinci Dünya Savaşı’na girişinin duyulmasıyla başlıyor, öteki bölümlerde tamamen Çanakkale Savaşları anlatıldıktan sonra, söz Kurtuluş Savaşı’na getirilerek 12’nci hikâyede bitiriliyor.     
      “Çanakkale Destan Destan”, gerçekten bir destan. Türk’ün Çanakkale’de yaptıklarının, yaşadıklarının ya da başkalarına yaşattıklarının romanı. Yazarın anlatım dili, Dede Korkut’u çağrıştırıyor. Sıkılmadan okuyacağınız şiir tadında bir anlatım yakanızı bırakmıyor.     
      Oyhan Hasan BILDIRKİ şu ilginç sözleriyle kitabın yazılış sebebini de ortaya koyuyor: “Esirgeyen, bağışlayan Tanrı adıyla başlarım. Uzun geceler ve günler boyu düşündüm, tasarladım. Hemen bütün kaynaklarımızı araştırdım, inceledim. Görüp baktım ki, tamam bundan doksan iki yıl evvel, Çanakkale'de yarattığımız yiğitlik dolu günler, üç beş şairimizin mısralarında kalmış, onlar da okunmaz olmuştur. Yalnızca tarihi yaratan olaylarda büyümüşüz, şanlı tarihimizden bazı görüntüleri yakalayıp, nedense yazmaya fırsat bulamamışız.”[3]     
      Sıkıntı bilinince, söz, kaleme düşmüş ve “Çanakkale Destan Destan” yazılmış.     
      Sözü uzatmaktansa, rasgele seçtiğimiz bir alıntıyla yazımı sonlandırmak istiyorum.     
      “Yarasına aldırış etmiyor, Hamidiye'de Cevat Paşa'yı arıyordu. Haber verdiler, Cevat Paşa çıktı geldi. Adsız Bey'i karşıladı. Sordu:     
      – "N'oldu Adsız'ım?"     
      Adsız Bey, olanı biteni bir bir anlattı.     
      – "Yok bir şey Paşa'm. Kara dinli kâfir azıttı. Besbelli, Boğaz'ı aşmayı diledi. Tabyalarımızı topa tuttu. İngilizler Rumeli, Fransızlar Anadolu tabyalarını hedef alıp, bizi biraz zorladı. Askerlerimize bir şey olmadı. Tabyalarımız yıkıldı. Dedim ki Cevat Paşa'ma gidem. Olanı biteni, başımıza gelen halleri anlatayım. Kalktım, geldim."     
      Cevat Paşa, tez kurultayını topladı. Durumu tartıştılar. Alamanlar yıkılan tabyaların tamirini ve kuvvetlendirilmesini diledi. Cevat Paşa, uzun uzun inceledi. Son kararını bildirdi:     
      – "Tabyaların tamiri gerektir. Lâkin asker sayısının artırılmasını gereksiz buluyorum. Düşmanı Çanakkale'de karşılamalıyız. Nança olduğumuzu bütün dünyaya göstermeliyiz."     
      Görevliler ayrıldı. Orhaniye, Kumkale ve diğer tabyaları eski hallerine getirdiler. Kumkale'li Ali, Seddülbahir'li Koca Veli, Murat, Adsız Bey, Kara Duran ve daha nice erenler, canla başla çalıştılar. Savaşın cilveleri Murat'ı pişirmişti. İlk günlerin telaşı geçmiş, Murat, aslan kaplan kesilmişti. Bıraksalar, düşmanı derhal tepeleyecekti. Kahpe düşmanın, kancık düşmanın işi neydi bu topraklarda? Niçin yurdunu bırakmış, karşı yatan karlı dağların ardından, bunca denizleri tepip gelmişti? Besbelli ki, Osmanlı'yı öldü sandılar. Hanlar Han'ımızın adını, sanını unuttular. Kuruntuya kapıldılar. Kapılsınlar bakalım. Dünyanın kaç bucak olduğunu anca öğrenirler.     
      Murat, bu türlü duygular içindeydi. Bir ses işitti, baktı, gördü. Bileği güçlü, yüreği kavi, kara kaşlı, pala bıyıklı Kara Duran geliyordu. Kara Duran geldi, Murat'ın annacında durdu. At diledi. Murat söyleneni yapmak için seğirtirken;     
      – "Atlar iki olsun delibozuk. Gönlümüz yarışmak diler." dedi Kara Duran.”
[4]     
     
      Herkesin okuması ve kendince dersler çıkarması gereken bir kitap. Son dönemdeki en büyük destanımızın hikâyesi.     
     
      ÇANAKKALE DESTAN DESTAN     
      Oyhan Hasan Bıldırki     
      (Nehir Roman)     
     
      Alperen Yayınları, Ocak 2008     
      160 s. Fi: 10 TL     
     
      Tekli ve çoklu siparişler için     
      İsteme Adresi:     
      oyhanhasanbildirki@hotmail.com     
      0 506 669 50 99     

      ———————————–     
      [1] Üç Tarih ve Bir Olay, s. 143-144 / Batı Cephesinde Değişen Ne Var? s. 147-148     
      [2] Çanakkale Destan Destan, Bıldırki Oyhan Hasan / Alperen Yayınları 160 s. Ocak 2008 Aydın     
      [3] Çanakkale Destan Destan, s. 4     
      [4] Çanakkale Destan Destan, s. 10

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s