Mehmet Çınarlı’nın Nesirleri Üzerine

      Halkımız ve Sanatımız
     
      Türk şiirinin değerli ustalarından olan Mehmet Çınarlı, “Güneş Rengi Kadehlerle” ve “Gerçek Hayali Aştı” gibi şiir kitaplarından sonra, nesir yazılarını da bu defa “Halkımız ve Sanatımız” (1) adlı bir kitapta toplamış bulunuyor.
      Öteden beri, şiirlerini olduğu kadar, yazılarını da severek okuduğum Çınarlı, “Halkımız ve Sanatımız” da, günümüz edebiyat meselelerine, toplum dertlerine Bab-ı Âli’de yapılan üçkağıtçılıklara objektif bir açıdan bakmış, edebiyatımız adına çevrilen dolapları gün ışığına çıkarmıştır.
      Bir şair olarak sevdiğim, benimsediğim Çınarlı’nın, bir yazar olarak da sevileceğine, öteden beri sevildiğine eminim. İlhan Geçer’in deyimiyle; taviz vermeyen, hatır gönül dinlemeyen Çınarlı, makale ve denemeleriyle, fikir edebiyatımızın en güzel örneklerini bir araya getirmiş, yirmi yılı aşkın bir zamandan beri, Marksistlerle milliyetçiler arasında sürüp gelen edebiyat kavgasını belgelemiştir. Marksistlerin insanı sadece madde yönüyle düşünmesi, onları materyalizmin bataklığına saplamış, “gerçekçi edebiyat yapıyoruz diye diye” halkımıza sövülmüş, ıstırap sömürücülüğü yapılmış, kendileri gibi olmayanlar, insanı hem maddî, hem manevî cephesiyle değerlendirenler gericilikle, yobazlıkla suçlanmışlardır.
      Cumhuriyet devrinde doğan I. yeniciler, II. yeniciler ve onların izleyicileri giderek sosyalizm adına propaganda yazıcılığına başlamışlar, köşe başlarını tutan dev (!) şiirciler yaratarak, Anadolu edebiyatı yaptıklarını sanmışlardır. Bab-ı Âli’nin moda sosyalistlerinin köprü başlarını tuttukları uydurma jüriler aracılığıyla, bol bol “büyük şair”, “büyük yazar” diye alkışlanmışlar, Anadolu edebiyatının kurucuları olarak adlandırılmışlardır. Oysa; “Özlenen Anadolu edebiyatı, ne salon sosyalistlerinin fantezileri, ne de benliğini yitirmiş köy çocuklarının büyük şehirlerde yaşayan yabancılaşmış kişilerden aferin almak için köyünü ve köylüsünü maskara etmesidir. Özlenen Anadolu edebiyatı, Anadolu insanına gönül veren; onunla et ve kemik gibi kaynaşan; onun derdini kendi derdi, sevincini kendi sevinci, inancını kendi inancı bilenlerin; onu kışkırtmaya, canından bezdirmeye değil, yüceltmeye ve yükseltmeye çalışanların yaratacakları edebiyattır.”(2)
      Çınarlı, yazılarıyla olsun, şiirleriyle olsun, Anadolu insanının çilesini duymuş, onun dertleriyle dertlenmiş, onu yüceltmeye ve yükseltmeye çalışmıştır. Değerler buhranının en belirgin olarak edebiyatımıza çöreklendiği bu günlerde; “Kalenin burçlarında dalgalanan bayrağı görüp, iyimserliğin son haddine kadar gidenler var. Kalenin içinde söylenen türküleri işitip, yaşamaktan umudunu kesenler bulunduğu gibi. Gerçek ne odur, ne de bu. Kalenin içi alındıktan sonra, bayrağın burçlardan indirilmesi sadece bir an meselesidir.”(3)
      Türk aydını, Türk okuyucusu gerçek değer yargılarını elde edemez; iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayıramazsa, içinde bulunduğu değerler buhranının sorumluluğunu ilelebet omuzlarında taşıyacak; “Bir doktrin kitabından okunan her cümleyi çılgıncasına alkışlayan bazı üniversite mensuplarıyla, söylenen her arapça söze kafa sallayıp “amin” diyen mahalle mektebi mezunları arasında bir fark” görülmeyecektir. “Bu kafayla yetişenlerden demokratik rejim içinde dürüst bir düşünce savaşı beklemeyiniz. Onların kafaları değil, yalnız gırtlakları ve yumrukları konuşur.”(4)
      Türk toplumunda görülen aksaklıkları hemen hemen her yazısında ele alan Çınarlı’nın; “Cemiyetimizde “yuvarlak insan” olmak öyle rahat; “köşeli” kalabilmekse o kadar güç ki! Bütün şartlar size renksiz olmanızı; şahsiyetinizi, prensiplerinizi bir kenara bırakmanızı; hiçbir ideale bağlanmamanızı emrediyor.”(5) demesi, onun yargılarında ne kadar samimi ve içten olduğunu göstermez mi?
      Evet; günümüz Türkiye’sinde ne yazık ki, hal böyledir. Büyük önderimiz Atatürk’ün devrimleri dejenere edilmiş; solcu çığırtkanlar tarafından sakız haline getirilmiş… Marksist ideoloji Atatürkçülük kisvesine büründürülerek, genç dimağlara işlenmek istenmiş, hükümet edenler ve sözüm ona aydınlarımız -birkaçı müstesna- bu duruma seyirci kalmış, ses çıkarmamıştır. Genç nesil fikirsiz ve idealsiz olarak yetiştirilmeye başlanmıştır. Öyle ki; “Ucu kendisine dokunmayacak çuvaldızları karşısındakine batırmakta herkes kahraman kesiliyor. Şaheser bir tablo gibi zevkle, sevinçle seyrettiğimiz yangınların er geç kendi saçağımızı da tutuşturacağını düşünemeyecek kadar budalayız.”(6) Oysa şunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir. “Atatürk papağanı olmaya değil, Atatürk gibi duymaya, düşünmeye çalışalım.”(7) ki, gerçek yolu, asıl kurtuluş yolunu bulabilelim ve hedefe varalım.
      Sağlam bir Türkçe ile ve halk için, Türkçe’mizin dil zevkine göre yazan Mehmet Çınarlı’nın bu eseri üzerine ne söylense, ne yazılsa azdır. Günümüz edebiyatının meselelerinin ağır bastığı esere, Atatürk, Yahya Kemal ve hürriyet konularını işleyen yazılar bir başka renk ve tat katıyor. Her Türk aydınının, aklı başında kişisinin bu eseri muhakkak okuması gerek. Ozan Sağdıç’ın kapak kompozisyonunu yaptığı, Hisar Yayınları’nın 9.’su olan “Halkımız ve Sanatımız”dan öğreneceğimiz çok şey var. İnancımız odur ki; 1970′lerin en güzel eseri olan bu kitap, gelecekteki günlerde de bir başucu kitabı olarak kalacak ve sevilecektir. Ayrıca edebiyat dünyasına girmeye çalışan genç nesil için bir rehber eser olarak, genç neslin ruhunu okşayacak ve ona ışık olmaya, yol göstermeye devam edecektir.

      Oyhan Hasan Bıldırki

      [1] Halkımız ve Sanatımız, Menmet Çınarlı, 1970 s.116 
      [2] Age. s. 36, Anadolu Edebiyatı
      [3] Age. s. 14, Gülenler ve Dövünenler
      [4] Age. s. 67, Kara Sevda
      [5] Age. s. 92, Yuvarlaklaşan Köşeler Üzerine
      [6] Age. s. 09, Sorumsuzluğun Sorumu
      [7] Age. s. 18, Yaratıcı ve Eseri
 

      _______________________________________________
      Çınarlı’nın Nesirleri Üzerine, Hisar Dergisi, Sayı: 77 s. 14 – 15 / Mayıs 1970

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s