Şiirimizde Toplumculuk ve Nüzhet Erman

      Günümüze gelinceye kadar Türk şiiri üzerine kimler, neler söylemedi? Cumhuriyetten sonra doğan hür basını tekelinde tutanlar, zaman zaman, çeşitli akımlar sebebiyle şiirimizi ve şiirimizin ustalarını tekellerine aldılar. Kendi anlayışlarına uygun, kendi şiir ideolojilerinin bayraktarlığını yapan, öz şiirden uzak, şiirin kavramına varmamış, -sözüm ona- şairleri baş tacı yaptılar. Baş tacı yaptıkları şairleri, şiirimizin ustaları olarak…

“Yakınma” ve Munis Faik Ozansoy

            İşte bütün çatışmalardan uzak, kişinin yüreğini burkan bir kitap. Yakınma… Yakınma’da kişinin isyanını -ama tatlı bir isyan bu- arzularını, yer yer çaresiz kalışını buluruz. Kişi zaman zaman yalnız kalır. Yer yuvarlağında, bütün insanlar amansız, bitmez-tükenmez bir boğuşmanın içindedirler. Kişide bir korku, bir öfke ve yalnızlık dalgalanmaları görülür.      Bir yanda atom, bir yanda rejim…

Her Şey Tersine Dönünce

       Geçenlerde, bir dostuma, çok kullanılan Türkçe bir kelimenin nasıl söyleneceğini sormuştum. Yüzüme hayretle baktı: «Bilmiyor musun» anlamına. Biliyordum, biliyordum amma, çevremde bu kelimeyi yanlış söyleyen o kadar insan vardı ki, kendi bilgimden şüpheye düşmüştüm.        Doğru bildiğimizden şüpheye düşmekle kalsak yine iyi, yavaş yavaş yanlışa alışıyor, kendimiz de yanlış söylemeye başlıyor, hattâ yanlış söylemek…

Yahya Akengin’in “İstesen”i

                İSTESEN, genç şair Yahya Akengin’in ilk şiir kitabı. Zaman zaman şiirlerine “Hisar” dergisinde rastladığımız şairin kitabında 31 şiir yer almıştır. Fehim İbrahimoğlu’nun kapak düzenini tasarlaması ve ilk baskıda birinci hamur kâğıdın kullanılışı, Akengin’in titizliğini göstermektedir.         Akengin’in şiirlerindeki genel hava; gurbet, ayrılıklar, kimsesizlik ve özleyişlerdir. Akengin’in yüreği sevda ile doludur, ayrılık acısı ve…

Tükenmeyen

Bahar göklerinin iklimi sende, Ağlayışın, gülüverişin iyi, Bu kaçıncı kaçış, “tüh!..” dedirtecek? Bundan böyle, “gel” demeden gelsen de Ömrümce içimi kurt kemirecek, Gönlümden geçeni söylemek uzun, Kopkoyu camların gölgelediği Gözlerimi, görebiliyor musun? Ne ki!.. Güneşli havaları sana verdim Al götür. O, bensiz neye yararsa! Bir başka dünyadan gelmişcesine Beni böyle darmadağın eden kim. Eski dönemece…

Şeftali Çiçekleri

              Hayli zaman olmuştu köyümden ayrılalı. Senelerdir ne anamı, ne bacımı görmüştüm. Babamın sağlığında bir okuma sevdasına düştüm. Babam severdi okuyanı. Okumamı, büyük adam olmamı isterdi. “Büyük adam olmak…” derdim, gerisini getiremezdim. Ne demektir büyük adam olmak? Ne o günlerde, ne de şimdi hâlâ bu soruya bir cevap bulamadım.        Senelerim bir bir eridiler,…

Nüzhet Erman’ın Oyhan Hasan Bıldırki’ye Bir Mektubu

              M. NÜZHET ERMAN         Antalya 11.3.969        Muhterem Kardeşim,      Hisar’daki yazınızı okumuştum. Sizi arayıp sormak üzere iken kıymetli mektubunuzu da aldım. Her hususta candan teşekkür etmek isterim. Bundan böyle de haberlerinizi beklerim. İlginizin devamını bilhassa istirham ederim. Yazınız bu ana – baba gününde, bu tozdan dumandan ferman okunmayan zamanda, benim için manevî bir değer…