Eskişehir

Bu şehrin her ferdi aşina bana, Şu çocuk yavrumdur, şu kadın ana Ve şu kız kardeşim ezelden beri. İçimde onların öz sevgileri Bu ruhla çıkarım her sabah evden. Kaplarken ufkumu güller alevden, Yürürüm: Çeşmeler, bahçeler, dallar, Yürürüm üstümde çelik kartallar Bir atlas boşlukta uğuldar durur. Hür kalbim onlarla birlikte vurur.

Güneyde Bahar

Bir başka bahardır güneyde bahar, Tatmadım bu şiiri asla bir elde. Akdeniz ufkundan esen bu yelde, Saf, sedef köpüklü çocukluğum var, Bir başka bahardır güneyde bahar… Şu billur sabaha serpilen ötüş, Şu güneş yağmuru som altın saçlar, Şu çiçek duvaklı gelin ağaçlar, Gülerek der ki: “Kollanma düş!” Şu billur sabaha serpilen ötüş…

Mavi, Maviydi Gökyüzü

Mavi, maviydi gökyüzü Bulutlar beyaz, beyazdı Boşluğu ve üzüntüsü İçinde ne garip yazdı… Garip, güzel, sonra mahzun Işıkla yağmur beraber, Bir türkü ki gamlı, uzun, Ve sen gülünce açan güller. Beyaz, beyazdı bulutlar, Gölgeler buğulu, derin; Ah o hiç dinmeyen rüzgâr Ve uykusu çiçeklerin. Mor aydınlıkta bir çınar Veya kestane dibinde; Mahmur süzülen bakışlar İkindi…

Batan Güneş

Yine bir can çekişen mecruhu Andırırken bu gurup enginde. İşte binlerce şehidin ruhu Çöküyor dağlara kan renginde. Son kızıllık vuruyor kubbelere, Gölgeler kapladı viran sarayı. Düşüyor belde kederden kedere Yaslı gördükçe güzel Marmara’yı.

Tekin’e Göre Ceylan Gözlüm

            CEYLAN GÖZLÜM                  "Şiir, tanımlanabilir mi? Bazıları "Tanımlanır" bazıları da "Tanımlanamaz" biçiminde yanıtlıyorlar.       Ben, "Şiir okunur!" diyorum. Çünkü, her şiir bir başka tad, bir başka güzellik taşır. Onun için de "Şiir okunur" diyoruz.            Rahmetli dostum ve arkadaşım, eski Erzincan Veteriner Müdürü Hadi Sert'in şu mısralarını okumadan tadabilir misiniz?                 …

Koçaklar, İlk Baskı

             Oyhan Hasan Bıldırki, daha çok dergilerde yayınladığı eleştirileriyle tanınıyor. Şimdi yazar, değişik bir çalışma ürünü olan Koçaklar adlı eseriyle ayrı bir yönünü ortaya koyuyor. Yakın tarihimizin kahramanlık olaylarını folklor süzgecinden geçirerek hikâyeleştirme yolunu tutan Bıldırki, bu eseriyle yeni bir yazma yöntemini deniyor.           “Geçmiş unutulursa gelecekten kaygılı olmak gerekir.” düşüncesinden yola çıkan yazar, Türk tarihinin…

Unutuş

İnsan bu kopar bir şeylerden hep Aşktan, anılardan ya da bir kentten Yalnız geçen gemilerin izleri kalır Durgun sularında titreşen Sonra acı bir rüzgar öper Aşka susayan dudakları Ezer hoyratça kışlar Sessiz dökülen yaprakları Açar aşkın büyüklüğünce Gönül bahçelerinde keder Mutluluğun örtük penceresinde Boynu bükük mevsimler Kopar tespih taneleri gibi İçimizden hatıralar Sönmüş mangalında geçmişin…